banner459
Herkes gibi İstanbul’da yaşanan ve yüreğimizi derinden yaralayan bombalı terör olayından sonra zaten tadım yoktu, BB Erzurumspor’un Kahramanmaraş ile oynadığı maçtan ben de sanmıyordum pek tat alacağımı!  Başlığa da onu koydum zaten. Hava zaten soğuk, oynanan futbol ondan da soğuktu!  Buna bir de ikide bir konuk takım oyuncuların sakatlık bahanesiyle oyunu soğutma düşünceleri eklenmedi mi, işte ona külli ayaz oldum! Haydi golü geçtim, bir tane ‘beni çık’ diye pozitif ayrımcılık isteyen iyi bir oyuncu da bulamadım, ona yanarım.  Demek ki neymiş, hiçbir şey kağıt üzerinde yazıldığı gibi olmuyormuş.  Her kuşun eti yenilemiyormuş, her maçın kendine has atmosferi varmış. Baktığında Erzurum takımı ligin en çok gol atan takımı. K.Maraş maçı farklı galip gelebileceği bir maç. Bari bir gol at, namın yürüsün, o da yok! Öyleyse o uzatılan 6 dakikaya bile hiç gerek yoktu. Bu maçın büyük bir bölümü her iki takım oyuncularına eziyet, bana da zahmet oldu!
***
Evet. Aslında Erzurum için ilk yarıda koparılması gereken bir maçtı gibi geldi bana bu maç. İkinci yarısına oranla bu ilk yarıda olurdu ne olacaktıysa. Geçmişte hep öyle olmuyor muydu zaten. Galip geldiği maçların büyük bir bölümünü ilk golü bulduktan sonra kazandı Erzurum. Zaten bütün mesele de hep o ilk golde zaten. Zincirleme gibi. O ilk gol ne kadar erken gelirse o kadar da peşi geliyor. Ben nedense mavi-beyazlıların Halil İbrahim Tuna ve Erhan’ın ikinci yarıda oyuna dahil olmalarına rağmen ilk yarıda golü bulabileceğini öngörüyordum. Notlarıma bakıyorum, oyunun bazı dakikalarında pozisyon var ama çoğu dakikası boş. Tabi o pozisyonlarda oyuncuların şahsi becerileri kadar beceriksizlikleri ve dahi şanssızlıkları da skora etki yaptı.  Büyük fotoğrafa baktığımda golle sonuçlanmayan pozisyonlar ve mala, davara faydası olmayan top dolaştırmalar karede yeralmış. Defterimin büyük bir bölümü çiziktirdiğim karikatürlerle dolu! Ondan anlıyorum bunu.
***
Peki, Erzurum ne oldu da farklı galip gelebileceği bu maçtan 1 puan ile ayrılmak zorunda kaldı? Birinci sebebi rakip takımın savunma güvenliğini ön planda tutmasıydı. Haddini bilerek oynamasıydı. Belki kalelerinde gol görseydi o kadarını yapamazlardı, oyun disiplininden pek kopmadı. Ne gürledi, ne yağdı! Orta saha oyuncularının diri olması, topa yakın durması ve o topu gelişigüzel uzaklaştırma yerine kısa paslarla ayakta tutması Maraş takımının artılarındandı. Araya parça gösterilen film gibi. Bir türlü Erzurum takımının önde baskıda istikrarı sağlayamaması, bazı oyuncuların belki soğuktan etkilenmeden kaynaklı bir form düşüklüğüne bağlanabilir. Ama nedense aklıma maç süresince Fahri geldi durdu. Kim ne derse desin Fahri Erzurum’u güzel gösteren kar gibi! Fahri Tatan oyuna derinlik katan, kanat oyuncularına varlığını hissettiren ve sürpriz ara paslarıyla forveti her zaman uyanık tutmayı başaran, bize de tribünde heyecan veren bir oyuncudur. Sakatlığı ne durumda bilmiyorum ama Ali başkan ne etsin etsin bu oyuncuyu illa ki ikinci yarıya hazır hale getirsin, takımı sakata getirmesin!
***
Engin Baytar her maçta biraz daha Erzurumsporlu oluyor. Bu kadar kısa sürede takıma adapte olacağını doğrusu pek tahmin etmiyordum. Sadece adı ile değil, futbolu ile de o formayı hak eden bir oyuncu Baytar. Attığı goller ve takıma sağladığı katkı ile mal zaten kendini gösteriyor! Dün de petekte balı yoktu ama vız vız vızılayan arı gibiydi! Maçı izlerken acaba Ahmet Yıldırım hoca Erhan Çelenk ve Halil İbrahim Tuna ile başlasaydı ne olurdu diye düşünmedim değil. Maçın boyu kısaldıkça rakibin konsantresi de o kadar arttı. Benimkisi bir varsayım, doğrudur diye diretmem. İşine karışmak gibi algılamasın ama Ahmet hoca ilk yarıda sahaya sürdüğü onbirde bu iki oyuncuyu bulundursaydı devre yine o skorla biter miydi? Benimki sadece bir merak, altında bir şey arayan ayıp eder gerçekten.. Bu arada hakemin bazı pozisyonlarda hataları oldu ama skora etkisi oldu mu, hiçbir fikrim yok! Niye maç sonrası hakeme tepki gösterildi, bu yazıyı yazarken dahi çözemedim, inşallah kısmet olursa sizin okuduğunuz saatlerde nedenini ve de gerçekliğini öğrenmiş olurum illa ki!
***
Erzurum’un liderlik koltuğuna bu kadar yaklaştığı ve yakıştığı bir haftada lider olmaması üzüntü verici elbette. Ama sanıyorum zor bir dönemden geçen Türkiye’de sadece Erzurumlular değil, bir Türkiye o Amed’in o Hacettepe’den 5 yemesine ve o yüzden o liderlik koltuğundan olmasına çok sevindi. Amed’i, Keçiören’i doğrusu ben hiç Erzurumspor’un rakibi görmüyordum, yaşadıkları form düşüklükleri iyi de oldu. Baştan da dedim, yine diyorum. Zaman zaman inişli, çıkışlı grafiğine rağmen İstanbulspor takımı gerçek bir rakip. Hele Erzurum’da seyrettiğim en iyi takımdı, galip de geldi zaten. Samimi söylüyorum. Eğer bu Erzurum o İstanbul’dan rövanşı alırsa bu takımın sadece şampiyon olacağına değil, hem de açık puan farkıyla olacağına olan inancım çok fazla artar!
--
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner458