Güzel bir havada vardık Kazım Karabekir Stadına… Pırıl pırıl bir zeminde gerek Erzurum, gerekse Zonguldaklı oyuncular ısınma hareketleri yapıyordu.
Dost ve Kardeş iki kulübün yöneticileri ile görüştükten, Zonguldak’ın hocası eski Erzurumsporlu Şenol Demir ve Berkay’la hasret giderdikten sonra, takımlar seremoniye çıktı.
Hemşehrimiz Erdinç Pekgöz’e de el sallayıp selam verdikten sonra orta hakem Bahattin Şimşek düdük çaldı, maç başladı.
Dakikalar 1-2, 3 derken ilerledikçe ilerledi vakit…
Sahada iki takımda öyle yavandı ki; sıkıldık, adeta futbola soğuduk.
Koca 45 dakikada iki takımın kaleci yere yatmadı, desem herhalde ilk yarının nasıl kötü bir futbol olduğunu herhalde özetlemiş olurum.
Mert Nobre’nin 18’de olmadığı maçta Mehmet Albayrak tek forvet olarak ileri uçta top bekleyip durdu.
Ne sağda, ne solda hiçbir ‘tık’ yoktu.
Böylelikle, amatör küme maçı bile kanımca dünkü maçın ilk yarısından daha zevklidir.
Orta saha kurmayı Fahri’nin erken sakatlığı, Dadaş’ın bu alandaki planlarını altüst etti.
Bir tek Engin Baytar, 45 dakika boyuncu tek başına çırpındı durdu.
Ama ikinci 45 dakikanın başlaması ile birlikte her şey değişti, Kazım Karabekir Stadı’nda…
Vallahi soyunma odasında Teknik Patron Ahmet Yıldırım ne dedi, nasıl bir taktik verdi, çok merak ediyorum.
Bu sezon şahsım adına konuşuyorum, ilk kez takımdan bu kadar zevk aldım.
Atılan goller, hazırlanış bakımından mükemmeldi.
Futbolcuların yoğun pas trafiği, aklımıza hemen ‘dar alanda kısa paslaşmalar’ filmini getirdi.
45 dakikada Dadaş, yaptığı paslaşmalar ile adeta Zonguldaklı oyuncuların akıllarını dolandırdı.
Mavi-beyazlı oyuncular, adeta ‘Beni kızdırma, adamın aklını alırım’ cinsindendi sahada…
Engin Baytar’ın süper performansına, Savaş Tağa ve Fatih Gül’ün ayak uydurması, ilk yarıda el freni çekik Halil İbrahim’in ‘gaza’ basması, sahada rolleri Dadaş’ın lehine çevirdi.
İlk yarıda aldığı topu şişiren Doğan Can’ın, ikinci yarıda  Gerard Pique varı hareketleri, olumlu uzun pasları Mavi-beyazlıların hücuma çıkma atraksiyonlarını kuvvetlendirirken, olumlu yönde etkiledi.
Hüseyin Cihan Avcu’nun “Bu formayı kapmışım, bir daha vermem” mantığı dünkü maçta Dadaşların Zonguldak’a pozisyon vermemesi anlamında da önemli rol oynadı.
Kaptan Mehmet Albayrak’ın futbola yeni başlamış bir genç gibi her kafa topuna iştahlı çıkışı ve hepsini de rakiplerinden alması kanımca maçın kilidini açan faktörlerden biriydi.
Dünkü maçın ikinci yarısında BB Erzurumspor’dan kaleci Ahmet’inden ileri uçtaki elamanına kadar herkes kusursuzdu diyebiliriz, ancak Halil İbrahim Tuna, dün de bizi bizden aldı. Özellikle iki golde direk katkısı olan bir futbolcuydu.
Takımda Erhan Çelenk ile birlikte top ayağına geldiğinde en çok heyecanlandığım oyuncu Halil İbrahim, bence Zonguldak’ın kanatlarında maden buldu.
Fatih Gül de, attığı şık gollerle Kazım Karabekir’de elmas bulan oyuncu oldu.
Parasını tahsil eden Mert Nobre’nin tribünden izlediği maçta, özellikle ikinci yarıda yüreğini ortaya koyan yerli futbolcuları kutluyorum.
Darısı Pendik maçında da başımıza…
Dadaşlar dün Halil İbrahim sofrasında dost ve kardeş kulüp Zonguldak’a Gül ziyafeti çekti.
Not: Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu ve Kurtuluş Savaşı’nın başkumandanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete intikalinin yıl dönümünde rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhun şad olsun Büyük Türk…
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.