banner519

MİLLİ PARK ZİYAN OLDU

Rus askerlerine karşı halkın direnişinin sembolü Aziziye tabyalarında 50 metre yüksekliğindeki direğe göndere çekilen 150 metrekarelik Türk bayrağı, o yıl (2004) Türkiye’nin en büyük bayrağıydı. 2100 metrede dalgalanan bayrak, aynı zamanda Türkiye’nin en yüksekte dalgalanan bayrağıydı.

MİLLİ PARK ZİYAN OLDU

Rus askerlerine karşı halkın direnişinin sembolü Aziziye tabyalarında 50 metre yüksekliğindeki direğe göndere çekilen 150 metrekarelik Türk bayrağı, o yıl (2004) Türkiye’nin en büyük bayrağıydı. 2100 metrede dalgalanan bayrak, aynı zamanda Türkiye’nin en yüksekte dalgalanan bayrağıydı.

16 Nisan 2012 Pazartesi 11:59
MİLLİ PARK ZİYAN OLDU
Ve olmaz denilen oldu; bayrağın göndere çekilmesini sağlayan motor çalındı. ERVAK’ın katkılarıyla yeniden alınan motor bir daha çalındı.
 
Geceleri ışıl ışıl görünsün diye tabyaların etrafı projektör lambalarla donatıldı. Lambalar kırıldı, çalındı. Olmadı, projektörlere elektrik taşıyan kablolar toprağın altından koparılıp çıkarılıp götürüldü.
 
Mecidiye tabyasındaki topun tekerleklerindeki ağaçlar söküldü, yok edildi. Topun tekerleği zamanla yok oldu.
 
ERVAK’ın Aziziye Şehitleri anıtına ve tabyalara astığı pirinçten bilgilendirme levhaları çalındı.
 
Milli park ilan edilen arazideki çeşmeler tahrip edildi, lüleleri çalındı.
 
Mecidiye tabyasının kuzey tarafındaki şömine tamamen, güneyindeki fırın da nispeten tahrip edildi.
 
Mecidiye tabyasının Palandöken’e bakan duvarlarda taşlar, tuğlalar söküldü, duvar delindi.
 
Mecidiye tabyasındaki ahırların üstüne yapılan gezinti yolu ve köprüsünün ahşap zemini tek tek sökülerek yok edildi. Yok edilen ahşap zeminin yerine şimdi sac yapıldı.
 
Yetmedi, 2100 metrede güç bela büyüyen ağaçlar ve fidanlar 2011 yazında yakıldı.
 
18.05.2009 tarihli ve 2009/15016 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla; Aziziye ve Mecidiye tabyalarının bulunduğu 387 hektarlık alan “Nene Hatun Tarihi Milli Parkı” ilan edildi. Sonra da milli park, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Şubesi’ne teslim edilmişti.
 
Çocukluğumuz Topdağı’nın eteklerinde geçti. Tabyalar, askeriyenin koruması altında daha güvendeydi.
 
Evet, tabyalar ve şehitlik sahası tarihi milli park oldu…
 
Yakıldı, yıkıldı, çalındı, çırpıldı…
 
Tarih zayi oldu.
 
Son olarak 1952 yılında Üçüncü Ordu Komutanlığı'nca yaptırılan ve Erzurumluların ve Nene Hatun'un Ruslara karşı koymasını anlatan üç adet tunç rölyeften “Nene Hatun'un satırla Rus askerine saldırmasını anlatan” rölyef çalındı.
 
Evet, doğayı koruyamadılar orman yandı; tarihi koruyamadılar, ziyan oldu.
 
Tarihi Milli Park heyeti üç yıldır toplantılar yapıyor. Uzun Devreli Gelişme Planı Toplantıları…
 
İnşallah bu toplantılar bitip artık icraata geçildiğinde hâlâ koruyacağımız kadar doğa ve tarih kalır geriye… Bu gidişle zor…
 
Doğanın tahrip edilmemesi, kendine özgü kaynak değerlerini yitirmemesi için yürürlüğe konan 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu hükümleri doğrultusunda belirlenen doğa koruma alanlarının yasal tanımlarından biri şöyle diyor: “Milli park; bilimsel ve estetik bakımından, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarını ifade eder.
 
Değerli yetkililere şunu sormak istiyorum. Tahminen üç yıl sonra başlanacak eylem planına kadar bu tarihi alanı böyle mi koruyacaksınız?
 
Bu tarihi alan bir orman işçisiyle (bekçisiyle) korunabiliyor mu? Korunduğunu iddia ediyorsanız, devam edin korumaya(!?)
 
Bir işçi yaya olarak 387 hektar araziyi koruyabilir mi?
 
Tabyaların koruyucu işçisinin savunma ve koruma donanımı nedir?
 
Meselâ bu kadar büyük araziyi bu işçi atla mı, motosikletle mi gezmektedir, işçinin aracı var mıdır?
 
Şehit kanlarıyla yazılan tarihin yerinde, bir zaman keklik sürülerinin kanatlandığı bu yerde şimdi hırsızlar cirit atıyor!
 
Ses ver n’olur?
 
Aman ormancı, canım ormancı…
 
Değerli okurlarım cevabını siz veriniz:
 
Tabyaların ve şehitliğin başına gelenler, dilimize pelesenk ettiğimiz “sahapsız memleket” inancına tastamam bir örnek değil midir?
 
Tabyaların ve şehitliğin başına gelenler, bizde yapılan işlerin birçoğunun “idare-i maslahatan” yapıldığının tastamam resmi değil midir?
 
3 yılda Nene Hatun Tarihi Milli Park’a dair afili demeçler verme dışında bir çivi bile çakamamış olmamız, yaptığımız işlerde ne kadar yavaş, sorumsuz ve miskin olduğumuzu göstermez mi?
 
Tabyaların ve şehitliğin yaşadığı utanç verici durum, her açıdan kendimizi ve şehrimizin “insan kaynağı”nı sorgulamamızı gerektirmez mi?
 
Suçlu sadece hırsızlar mı?

Editör

Son Güncelleme: 16.04.2012 12:07
Anahtar Kelimeler:
MİLLİ PARK ZİYAN OLDU
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner518