Bilgi Toplumunda Aile ve Çocuk

Modern insanın tapınakları arasına: Futbol sahaları, miting alanları, alış- veriş merkezleri, sahiller ve eğlence yerleri de girmiştir.

Bilgi Toplumunda Aile ve Çocuk

Modern insanın tapınakları arasına: Futbol sahaları, miting alanları, alış- veriş merkezleri, sahiller ve eğlence yerleri de girmiştir.

05 Mart 2012 Pazartesi 12:28
Bilgi Toplumunda Aile ve Çocuk
Spor programlarını seyreden babanın elinden televizyon kumandasını alabilir miyiz? Taraf tuttuğu takımın maçına gitmeyi engellemeye kalksak o insanın tutunduğu tavrı düşünün. Alış veriş- merkezlerinde insanları izleyin cezbeye tutulmuş gibidirler. Miting alanlarında ideolojilere tutsak olmuş insanın davranışlarına bakınız ne görürsünüz? Futbol sahalarındaki coşku neyin eseri? Müzik meydanlarındaki kendinden geçmeler nasıl izah edilir? Bu soruları çoğaltabiliriz.
İnsanı ihmal etmeyen uygarlık gelişmiş uygarlıktır. İnsanın mutlu ve huzurlu olmasında çocukluğundan itibaren yetiştiği ortamın önemli rolü vardır. İnsanın çocukluğundan itibaren yediği-içtiği kadar en ihtiyaç duyduğu şey oyundur. Çocukluğunda oyuna doyamayan insan bu ihtiyacını büyüdüğü zaman gidermeye çalışır. Oyun çocuk için ibadettir. Çocuğun elinden oyununu ve oyuncağını almak çocuğa yapılan en büyük kötülüktür. Çocuğa oyuncak, çocuk meşgul olsun diye verilmemelidir. Çocuk oyun yoluyla hayatı öğrenmelidir. Oyuna doyan çocuk, sağlıklı çocuktur. Emekli öğretmen Mehmet Vural’ın Yakutiye Yayıncılıktan çıkan “Ev Sınıf etkinlikleri Antolojisi” kitabını ailelere öneririm.
Son yüzyılımız çocuğu önemsememizi bize öğütleyen yüzyıldır. Eskiden halkın kırda eğlence yerlerinin adına, mesire yeri denirdi. Park sözcüğü Fransızca bir sözcüktür. Avrupa usulü kent yapmaya başlayınca park yerlerini de kent planlarında göstermeye başladık. Kentin ortasında havuzlu, ağaçlı ve gezinti yerlerinin bulunduğu bahçeler/parklar yapmaya başladık. Bu işi belediyeler üstlendi. Taşıtlar çıkınca, taşıtları koyduğumuz yere de park dedik. Sonra belediyeler park parası almaya başladı.
Kanuni Sultan Süleyman döneminde, kahvenin helal ve haramlılığı çetin tartışmalara neden oldu. Sonra toplumuzun öz içecek malı oldu. Dünyada Türk Kahvesi ün yaptı. Avrupalı seyyahlar Türk Ülkesini ziyaret ettiklerinde kahvehanelerimizi sosyal açıdan çok beğendiler. Kitaplarında kendilerinin de kahvehanelerinin olması gerektiğini öğütlediler. Böylece kahvehanelerimiz Avrupa’ya caffe olarak girdi. Sonra çocukluğunda oyuna doymayan erişkin erkeklerimiz kahvehanelerimizi tavla, satranç, kâğıt ve taş oyunları oynanan yerlere çevirdi. Bu yetmiyormuş gibi futbol, basketbol ve voleybol gibi oyunların sahaları da yetişkinlerin seyir ve oyun yeri oldu.
Üzülerek söylemeliyiz ki; oyun bakımından uygarlığımızda ihmal edilenler çocuk, kadın ve yaşlılarımızdır. Osmanlı döneminde nüfusun %80’i köylüydü. Oyun ihtiyacını herkes kendi çabasıyla gideriyordu. Şimdi nüfusumuzun %60’ına yakını kentlerde oturuyor. Oyun ihtiyacını apartmanlarda oturarak gideremiyoruz. Bunu için en iyi belediyecilik, hizmeti sosyal ve kültürel ihtiyaçlara cevap veren belediyeciliktir. Bu ihtiyaçlar göz ardı edilmemeli, tam aksine öncelikli sıraya alınmalıdır.  
Şimdi ise çocuklarımız oyun ihtiyaçlarını internetten gidermeye çalışıyorlar. Bunun ihtiyaç olduğunu hisseden insanlar, para uğruna insanın ruhuna ve sağlığına zararlıda olsa bir yığın oyun yüklediler. Oyunlarda Türk kahramanı yok. Aileler sıkıntılı. Ailelerin bilinçlenmesi gerekir. İnternetten etkilendiğimiz kadar internete olumlu bilgiler, oyunlar yükleyerek etkili olmalıyız. Devletimiz bunu ihmal etmemelidir. Çocuk oyunları ve oyuncak sanayi deyip geçmemeliyiz.  
4 Mart 2012 Pazar günü Ömer Nasuhi Bilmen Dini Yüksek İhtisas Merkezi’nde aileleri bilinçlendirmek için Microsoft ve Aziziye Belediyesi işbirliği ile Bilgi Toplumunda Aile” semineri düzenlendi. Düzenlenen seminerde ailelerin bilinçli internet kullanımı için, ODTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Veysi İşler tarafından seminer verildi. Seminere ben ve ailem katıldık. Çok yararlı oldu. Yine Aziziye Belediyesi’nin, çocuklar için ödünç kitap verir gibi sağlığa zararlı olmayan oyuncaklar seçilerek “ödünç oyuncak” veren “oyuncak evini” gezdim. 1000’in üzerinde üyesi olduğunu öğrendim.  Parklara oyun grupları son model olarak yerleştirildiğini biliyoruz. Cami tuvaletlerinde temizlik ve sıcak suyla abdest alma imkânı sağlandığına şahit oldum. Yeni bir spor salonu ilçeye yapıldı. Aziziye’ye çocuk kütüphanesi açılacağı haberini aldım.
Bu ve bunun gibi hizmetlerin devamını bekler, Belediye Başkanımız Fatih Cengiz Beyefendi ve belediye çalışanlarımızı tebrik ederim. Çocuklarımız, kadınlarımız ve yaşlılarımız ihmal edilmeyecek kadar değerlidirler.   

Editör

Son Güncelleme: 05.03.2012 13:40
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner532