ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ 4 BİN DOKTOR, BİN 500 UZMAN YETİŞTİRDİ

Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. S. Selçuk Atamanalp, “Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak ilk mezunlarımızı 1970 yılında verdik. Bugüne kadar dört binin üzerinde doktor mezun ettik ve bin beş yüzün üzerinde de uzman hekim yetiştirdik” dedi.

ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ 4 BİN DOKTOR, BİN 500 UZMAN YETİŞTİRDİ

Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. S. Selçuk Atamanalp, “Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak ilk mezunlarımızı 1970 yılında verdik. Bugüne kadar dört binin üzerinde doktor mezun ettik ve bin beş yüzün üzerinde de uzman hekim yetiştirdik” dedi.

14 Mart 2011 Pazartesi 13:04
 ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ 4 BİN DOKTOR, BİN 500 UZMAN YETİŞTİRDİ
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “Tıp Bayramı Kutlama Töreni” Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Tıp Fakültesi Kültür ve Sanat Topluluğu’nun konseriyle başlayan törenin açılış konuşmaları bölümünde önce Tıp Fakültesi öğrencileri adına Emre Kuran konuştu.
Kuran, tıp eğitiminde usta-çırak ilişkisinin önemine dikkati çekerek, “Son yıllarda çok sayıda yeni tıp fakültesi açılmaktadır. Ve mevcut tıp fakültelerindeki kontenjanlar da arttırılmaktadır. Bu durum eğitimi olumsuz etkiliyor. Öğrenciler bunun en açık örneklerini büyük stajlardan olan kadın doğum ve genel cerrahi stajlarında bir vizite 40 kişi girerek yaşamaktalar. Bırakın bir operasyonu izlemeyi, çoğu öğrenci bir dikiş atmayı bile izleyemeden stajını bitirmektedir” uyarısında bulundu.
Yeni kurulan üniversitelerde öğretim üyesi yetersizliğine vurgu yapan Kuran, aynı sorunun yeni kurulan tıp fakültelerinde de yaşandığını ve sorunun büyümeye devam ettiğini ileri sürdü.
“Takdir edersiniz ki, bu şartlarda iyi bir tıp eğitiminden söz etmek pek de mümkün görünmemektedir” diyen Kuran, tıp eğitimi önündeki eksikliklerin bir an önce giderilmesi istedi.

SORUNLARA BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM ÖNERİSİ
Erzurum-Gümüşhane-Bayburt-Kars-Ardahan-Iğdır Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Cemal Gündoğdu ise konuşmasında, geçtiğimiz hafta Kars’ta Op. Dr. Bülent Öcal’a bir hasta yakının bıçakla saldırısını hatırlatarak başladı.
“Meslektaşımızın tedavi Ankara’da devam etmektedir. Kendisine her türlü maddi ve manevi destek verilmiştir,” diyen Gündoğdu, bu tür hadiselerin tekrar yaşanmaması için sağlık sisteminin ağır yükünün sadece hekimlerin sırtına yükleyen anlayışın gözden geçirilmesi gerektiğini savundu.
Sağlık sistemindeki sorunların ülkenin gelişmişlik düzeyiyle derin bir ilişkisi olduğunu ileri süren Gündoğdu, şöyle devam etti:
“Yönetim erkinin problemleri çözme tarzı o ülkenin mevcut birikiminin bir sonucudur. Mesela; sürekli yapıldığı gibi, sağlık politikalarının detaylarını konuşmak yerine, ülkemizin gelişmişlik düzeyini irdelemek yerinde olur. Yani; demokrasi standartları, hukuk algısı, bilim politikaları, harcama kalemlerinin öncelikleri, insani gelişmişlik ölçütleri ve sivil toplumun etkinliği, bütüncül bir mantıkla ele alınmalıdır.”
“Ülkemiz topyekûn bir kalkınma içerisindedir” diyen Gündoğdu, ülkenin diğer sorunlarının yanı sıra sağlık sisteminde aksayan yönlerin de düzeleceğine inandıklarını ve bu konuda Tabip Odası olarak her türlü katkıyı sağlamaya devam edeceklerini kaydetti.

TIP ALANINDA ÇALIŞANLARIN SORUNLARI
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. S. Selçuk Atamanalp’da konuşmasında, Türkiye’de modern tıp eğitiminin II. Mahmut döneminde, 14 Mart 1827’de, tıp okulunun açılmasıyla başladığını hatırlattı.
“14 Mart 1919’da, işgal altındaki İstanbul’da tıp okulu öğrencileri ve doktorlar işgali protesto için toplanmış, böylece tıp bayramı, bir yurt savunma hareketi olarak başlamıştır,” diyen Atamanalp, 1937’den beri her 14 Mart’ın tıp alanında çalışanların sorunlarının tartışıldığı ve bilime yapılan katkıların ödüllendirildiği ‘Tıp Bayramı’ olarak kutlanmaya devam ettiğini söyledi.

4 BİN DOKTOR MEZUN EDİLDİ
Atatürk Üniversitesi’nde Tıp Fakültesi’nin 1962 yılında kurulduğunu anımsatan Atamanalp, şöyle devam etti:
“Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak ilk mezunlarımızı 1970 yılında verdik. Bugüne kadar dört binin üzerinde doktor mezun ettik ve bin beş yüzün üzerinde de uzman hekim yetiştirdik. Fakültemiz halen iki yüz öğretim üyesi ve üç yüz yirmi beş araştırma görevlisi ile kendi Türkçe ve İngilizce bölüm öğrencilerine ek olarak Kars Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Erzincan Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerine de eğitim vermektedir. Bir yandan da Aziziye ve Yakutiye Araştırma Hastaneleri’nde bulunun bin üç yüz yatak ile bölge halkına ileri düzeyde sağlık hizmeti sunmaktayız. “

ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLAR
Son yıllarda ülkemizde sağlık alanında sağlanan birçok gelişmeye karşılık yorucu ve yıpratıcı çalışma koşulları, zorunlu hizmetleri, yaşanan kimi kötü örnekleri tüm sağlık çalışanlarına mal eden yayınlardan da şikâyet eden Atamanalp, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu nedenle şiddete maruz kalan doktorlar ve sağlık çalışanları var. Bu önemli ve ortak bir sorun olarak ortada duruyor. Bunun yanı sıra farklı ve düşük ücret uygulamaları, sınırlanan araştırma görevlileri kadroları ve bu nedenle ortaya çıkan ağır çalışma koşulları, üniversite hastanelerinin çözüm bekleyen ek sorunlarıdır.”

HAYAT DEVAM ETTİKÇE TIP İNSANOĞLUNUN EN ÖNDE GELEN UĞRAŞ ALANLARINDAN BİRİ OLMAYA DEVAM EDECEKTİR
Rektör Vekili Prof. Dr. Sebahattin Tüzemen ise konuşmasına sağlık personelinin tıp bayramlarını kutlayarak başladı.
“Hayat devam ettikçe tıp insanoğlunun en önde gelen uğraş alanlarından biri olmaya devam edecektir” diyen Tüzemen, “Tıp ilmi kendi içinde transdisipliner bir bilim olması yanında, aynı zamanda interdisipliner bir bilim dalıdır da. Yani çevresindeki tüm bilimlerden faydalanır, onları kullanır ve onların gelişmesine katkıda bulunur,” değerlendirmesinde bulundu.
Tüzemen, sadeliğin, saflığın, temizliğin bir simgesi olan beyaz önlüklü hekimlerin ve sağlık çalışanlarının insanoğluna çok önemli ve hayati bir hizmet verdiklerini belirterek, “Hipokrat yeminine sadık kalarak hastalarına ana-baba şefkatinden daha üstün sayılabilecek hizmetleri veren tıp camiasının önemli problemleri de söz konusudur,” şeklinde konuştu.
Sorunların çözümü için ilgili kesimlerin samimi ve doğru çabalarını sürdürdüğünden emin olduğunu ifade eden Tüzemen, sözlerini şöyle tamamladı:
“Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi ile bin 300 yataklı tam teşekküllü Araştırma Hastanesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Sağlık Bilimleri ve Eczacılık Fakülteleri ve ilgili yüksek okullarıyla Türkiye’nin ve bölgenin en önemli sağlık eğitimi ve sağlık hizmeti veren kuruluşudur.”

BİLİMSEL TEŞVİK ÖDÜLÜ
Açılış konuşmalarının ardından bilgi alanlarında yaptıkları çalışmalar ve yayınlar nedeniyle Prof. Dr. Halis Süleyman, Prof. Dr. Cemal Gündoğdu, Prof. Dr. Zerrin Orbak, Doç. Dr. Önder Tan, Doç. Dr. Zekai Halıcı, Doç. Dr. Şahin Aslan, Doç. Dr. Hakan Dursun, Yrd. Doç. Dr. Abdullah Uyanık ve Yrd. Doç. Dr. M. Hamidullah Uyanık’a 2010 yılı Bilimsel Yayın Teşvik Ödülü verildi.
14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle düzenlenen Tabipler Odası Satranç Turnuvası ödüllerini ise Dr. Mehmet Işık, Dr. Hamit Acemoğlu ve Dr. Ali Kurt aldı.
Atatıp Kültür ve Sanat Topluluğu tarafından düzenlenen öğrenciler arası Satranç Turnuvası birincisi olan Engin İhsan Turan’da ödül alan tıp öğrencileri arasındaki yerini aldı.
14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle düzenlenen Tenis Turnuvası ödülleri de Dr. Harun Üçüncü ile tıp öğrencileri Recai Aydemir ve Hatice Karademir’e verildi.
Öğrenci velilerinin de izlediği 14 Mart Tıp Bayramı töreninde ayrıca, Tıp Fakültesi öğretim üyelerinin akademik giysi giyme töreni yapıldı. Program, Tıp Fakültesi birinci sınıf öğrencilerinin geleneksel önlük giyme töreni ve kokteyle sona erdi.

Editör

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.