Belki olur ya, bilmeyeniniz vardır diye söyleyeyim, yılın ikinci ayında EYOF adı altında Erzurum’da uluslararası bir organizasyon var.
Her ne kadar 2011’deki ÜNİVERSİAD’dan daha büyük bir organizasyon diyorlar ama ben ona çok katılamıyorum.
Asla ve kata küçümsediğim düşünülmesin.
Belki de içinde sadece o zaman olduğu gibi trilyonluk ve epey zaman alan tesis yapımı filan yok ondan öyle diyorum.
Bir hafta sürecek olan ve 14-17 yaş arası kar ve buz sporcularının iştirak edeceği uluslar arası bir festival bu.
Sanki de Büyükşehir’in 12 Mart platformaları gibi, portatif.
Tesisi, mesisi hazır, kurulu bir organizasyon.
Orijinal ham adı Avrupa Gençlik Kış Olimpiyatları Festivali.
Siz, biz buna kısaca EYOF diyoruz.
Gerçi gelmesi planlanan ülke sayısı fazla ama sporcu sayısının o kadar olacağını sanmıyorum.
Sporcu sayısı 1500’ü ya bulur ya bulmaz.
Her neyse.
Şimdi bu EYOF yapılacak ya, şunun şurasında da birkaç ay var ya.
Ben oradayım şimdi.
Neredeyse o gün gelip çatacak, kız evi dambır-dımbır ama oğlan evinde tıs yok!
İlaç için bir tane bile şehirde ne bir duyuru ne de afiş var.
Hiç değilse bir tane gazetede, televizyonda, ya da haber sitesine reklam olsun.
Yok oğlu yok!
***
Peki, Vali Seyfettin Azizoğlu tarafından önceki gün bütçesi de 30-40 trilyon diye dillendirilen EYOF’un o genel koordinatörü ne diyor bu sessizliğe?
Öyle ya, taa Nisan ayında ataması yapılan bir genel koordinatörümüz bile var ama o da çok ortada yok!
Kendisine yardımcı olsun diye komisyonlar bile belirlendi, ÜNİVERSİAD’a verilen mülkiyeti Kızılay’a ait  ETÜ’nün yeni boşalttığı bina bile tahsis edildi, ama tam bir sende var bende var onda yok durumu!
***
İşte çoğunu yakınen bildiğim Erzurum’dan bile onca kişinin iştahını kabartmışlığı olan ve bizzat Bakanlık tarafından görevlendirilen o genel koordinatörü anca bugün bulabildim.
Adını belki dediğimde hatırlayacaksınız.
Orhan Aksoy!
Bir defa şunu söyleyeyim ki ÜNİVERSİAD’ın Genel Koordinatörü Bekir Korkmaz gibi havalı değil.
Hele o’nun gibi yok makam arabası, yok gruplar halinde gezip dolanmalar, ı-ıhh!
Konuşmak için önceleri öyleydi ya, bunda arada sekreter-mekreter de yok.
Hele konuşurken adamı hiç kasmıyor, samimi, cana yakın.
Biraz sohbet ettiğinde 40 yıllık dostun izlenimi veriyor.
Dün baktım, Gençlik Spor’un şube müdürleri ve tesis amirleriyle konuşurken senli-benli.
Öyle ki dün personelin yemek yediği Buz Hokey Salonunun yemekhanesinden çıktı, baktım Şube Müdür Murtaza beylerle beraber yürüyerek daireye gitti.
Ben, bütün bunları da görerek, bilerek kendimi tanıttım, bizzat direkt, lafı hiç eğip büğmeden sordum:
Hem de dümdük!
‘’Ağabey, bu ne iştir, sizce de EYOF konusunda bir gecikme olmadı mı?’’
Sanki benden de öyle bir soru geleceğini biliyormuş gibi hiç tereddüt etmeden, hazırcevap bir edayla hemen lafa girdi.
Kızayım, bozarayım, içinde bir hinlik arayayım, yok valla.
Dedi ki:
‘’Aslına bakarsanız 2019 yılında yapılması gereken bir organizasyondu. Biz, bir şekilde bunu aldık ve 2017 olsun diye kabul ettik. Evet, belki biraz gecikme görünüyor ama çok da sorun değil. Şubat ayına, o organizasyonun yapılacağı güne kadar her türlü hazırlığımız bitmiş olur. Şu an plan ve proğram hazırlıyoruz. Bu planlar yarın (bugün) Erzurum’a gelecek olan Spor Genel Müdür Mehmet Baykan ile de daha da netleşecek. Federasyonların da hazırlıklarını yapmasını ve o konuda bizlerle hareket etmesini bekliyoruz. Aşağı yukarı bütçemiz hazır, organizasyon için 30’a yakın otobüs tahsisini sağladık. Konaklama ve benzeri konularda da sorun çıkacağa benzemiyor. Belki tanıtım  anlamında eksikliğimiz var ama onun da yakında giderileceğine inanıyorum. Ayrıca atlama kulelerinin de bir an önce teslim edilmesini bekliyoruz. Hergün inşaat firmasının idarecileriyle görüşüyorum. 29 Ekim tarihine atlama kulelerini teslim edeceklerini söylüyorlar’’.
***
Orhan Aksoy böyle konuştukça ben de içimden ‘’Acaba biz mi acele ediyoruz. Adam problem yok diyor. Demek ki her şey normal seyrinde gidiyor. Bize ne oluyor şimdi?’ diye düşünmeye ve hatta ufaktan kendime de kızmaya başladım.
***
Aksoy ile görüşmem tamamlanmak üzereyken aklımdakini de kendisine söyleyeyim, iyice rahatlayayım dedim!
Dedim ki, ‘’Sayın koordinatör, sayın ağabeyim, sanki bu EYOF konusunda Büyükşehir ağırdan alıyor, gevşek davranıyor. Acaba çok istiyordu, Büyükşehir bu organizasyonu alamadı diye mi sizinle pek sıkı-fıkı değil!’’.
Mertce, yiğitce ve de dürüstce bu konuya değindi.
Şöyle dedi:
‘’Doğrudur, bu organizasyonu Büyükşehir çok istiyormuş, bunu ben de sonraları öğrendim. Ama siyasi irade tercihini bu şekilde kullandı. Belki de tanıtım konusunda çok adımlar atmadı diye belediye bu konuda eleştirilebilir. Ama onu da mesele etmiyoruz, birazdan belki de büyükşehir belediyesine ziyarette bulunacak, bu konuyu konuşacağım. Sanırım birkaç gün sonra da EYOF’un tanıtımı için gerekli adımları atmış olurlar. Şunu da söyleyeyim, benim de şahsi fikrim odur ki bu işleri aslında Avrupa’da yerel yönetimler yapıyor. Genelde belediyeler filan. Aslında iyi de oluyor. Keşke burada da olsaydı. Ama olmadı, ben ne yapayım?’’.
--
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.