Konuya ilişkin kim bilir ne çok yazı kaleme alınmıştır. Herkesi ilgilendiriyor çünkü..
Sanal dolandırıcılık sisteminden bahsediyoruz.
Tıpkı bilgisayarlara işleyen virüsler gibi.
Her gün yeni bir versiyonu ile karşılaşıyoruz.
Birine karşı önlemlerinizi güncelleyemeden bir başkası çıkıyor ki, akıllara durgunluk veren cinsten.
Bir ara, hırsız polis oyunu revaçtaydı.
Telefonunuz çalıyor, bir açıyorsunuz ki, aman Allah’ım, polis telsiz sesleri, bağırtılar çağırtılar.. Daha baştan neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz.
“Emniyetten arıyoruz, birileri tarafından bölücü örgütle irtibatlandırılmaya çalışılıyorsunuz,  derhal şu kadar kontör gönderin. Aksi halde başınız belaya girecek!”
Şok bir vaziyette, en yakın kontör merkezine gidiyorsunuz. Binlerce liralık kontör gönderme faslı böylece başlıyor. Uyandığınızda iş işten geçmiş oluyor!
Emniyet birimleri ellerinden geleni elbet yapıyorlar. Uyarılar, takipler.. ne yaparsınız ki, bin kişi uyandırsanız, arkadan gelen milyon tane uykulu var!
Zor iş!
 
***
Bir de bankaları aracı ederek dolandırıcılık işlemi yapılıyor ki; bu tam da evlere şenlik.
İşin bir ayağında hırsızlar varsa, öbür tarafta da bankalar var!
Daha birkaç gün önce Erzurum’da yaşayan bir arkadaşımızın başına gelen olayı aktaralım.
Cepten arayan birisi, ilgili bankadan aradığını söyledikten sonra başlıyor arkadaşın kredi kartıyla ilgili gelişmeleri aktarmaya.
“Şu tarihte yeni bir kart talebinde bulundunuz. Gönderim yapıldı, elinize geçti mi?”
Söylenenler doğru olunca, tereddütsüz “evet” diyor, arkadaş.
Sonra başlıyor başka sahici bilgiler vermeye.
“Adresi güncelliyoruz” deyip, doğru adresi söylüyor.
Kredi kartının son üç numarasını kodluyor.
O da doğru.
Kimseye söylememesi uyarısıyla, kredi kartının arka yüzündeki güvenlik numarasını kendi telefonunun tuşlarıyla yazmasını istiyor.
Bizimki sakınca görmüyor. Üstelik, telefonuyla kodluyor ya, ne mahzuru olacak ki, diye düşünüyor…
Tam o esnada bir mesaj geliyor telefona.
Bakamıyor tabii, konuştuğu için.
Sonra bir daha…
Bir daha…
(!)
 
***
Doland
ırıldığını anlayıp gidiyor emniyete. İlgili bankayı arıyorlar.
Olan olmuş tabii. Tam 10 bin 900 TL’lik bir alışveriş yapılmış hesabından.
Erzurum Emniyet Müdürlüğünün ilgili birimi ciddi mesai harcıyor… Bir takım yerlere zar zor ulaşıyorlar, alışveriş yapılan bir iki yerden iptal gerçekleşiyor…
Ancak, kartı veren banka gayet pervasız ve umursamaz.
İlgilenmiyorlar dahi!
“Yapacağımız bir şey yok” deyip kapatıyorlar telefonu.
Arkadaş işin takibiyle meşgul!
 
***
Biz ise, kafay
ı bankaya taktık!
İşleyiş sistemi sakat. Ne diye insanlara cepten ulaşarak bilgi sorarlar ki… Ya da e- Posta kanalıyla işlem yaparlar!
Müşteriyle ilgili hakikaten gerekli bir takip varsa, açılır bir telefon, ya şubeye davet edilir, ya da intenetten bankacılık sistemine girip, kendisiyle ilgili mesaja oradan bakması önerilemez mi?
O zaman, bu tür aramaların sahtekarlık olacağı baştan belli olur!
Demem o ki, hırsızın suçu var da, onlara bu zemini açanların suçu yok mu?
Kanaatimiz, asıl suçlunun bankacılık sistemi olduğu yönündedir.
Mahkemeler zaten hep bu yönde kararlar da veriyorlar.
Ancak nasıl gideceksin ki o kapıya? Hem maddi, hem manevi bir yıkım da oralarda yaşanıyor. Masraflar, hele bir de zamana yayılan takip süreci var ki…
Tam zulüm!
Bu duruma ilgili kamu birimlerinin kesin çözüm getirmeleri gerekiyor!
Hem öyle ki, bankaları tam sorumlu kılan bir tedbir.
Aksi halde, bu sevimsiz hal, sürgit devam edecek!
Söylemiş olalım.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
nuran 2014-08-18 11:43:04

bence bankalara güzel dikkat çekmişsiniz ama yine de emniyetin bu konuda pasif olduğunu düşünüyorum

banner518

banner525