banner548

Kırılan sağ kolunuzu yen içinde saklarsanız, diğer kolunuzun da kırılması kaçınılmazdır!

Yazının eşiğinden hangi kapının önünde olduğumuz anlaşılmıştır sanıyorum.

Birazdan kapıyı zorlar gireriz içeri.

..

Zaman zaman herkese olmuştur. Gökyüzü mavi, güneş pırıl pırılken, sizin içinizi kara bulutlar kaplar. Bir can sıkıntısı koca bir kaya gibi gelir göğsünüze çöreklenir. Efkâr dağıtmaya kalksan, dağılması şöyle dursun, hepsi birden gelir!

Anlarsın çare değildir!

Yanmış bir şey var, yanlış bir yoldayım, dersin! Bu yol, ya çıkmaz sokakta biter, ya da uçurumun ucunda seni bitirir!

Birileri seni uyarır; birileri, etme eyleme, aklını başına çağır, bu fikir, fikir değildir, bu fikrin zikri seni madara eder, der!

Demesine der de, dinleyen kim!

İşte o zaman, senin için söylenecek tek şey kalır!

Ya kalbin bozuk, ya da tam bir salaksın!

Bu ister bireysel yaşamda, ister toplumsal anlayışta olsun; ister siyasette, ister ahlak yapısında olsun, bu böyledir!

Neler oluyor bize, cümlesinin sonuna ünlem işaretini çakarsak, bir şeyden çakmadığımızı hayretle belirtmiş oluruz; aynı cümlenin sonuna soru işaretini koyarsak, cevap için düşünmemiz gerektiğini anlarız!

Sokrates, hayret etmek düşünmeye zorlar, demiş; ama sorgulamayı ve bilgiyi sevmeyen ve de "neden," sorusunu sormayanlar için düşünmek boşa vakit harcamaktır.

Bu tür insanlar için, "ben bilmem, liderim bilir," ya da "ben bilmem, şeyhim bilir," cümlesi beyninde öyle bir yer etmiştir ki; kolay kolay sökülmez!

Şeyh, dedik ya! Elbet boşuna demedik!

Adamın (!) binlerce müridi var!

Güya hak yolun yolcusu; ama yemediği halt kalmıyor! (Yediği haltlar gün yüzüne çıkana kadar 'gerçek şeyh' çıkınca da 'sahte' oluyor! Elbet, samimi olarak hak yolunda yürüyenler de vardır, bunda genelleme yapılamaz; yapılamaz da bu bir değil, iki değil, beş değil, on değil ki!)

Gerçeklerden kaçmak, boş bir çaba olduğu kadar insanın kendisine de ihanetidir! Şeyhin sahtesi olarak anılan bu kişinin sapkınlığını tüm ülke biliyor!

Ve iyi ki de biliyor!

Gerçi bu çakma şeyhin, "aman, kol kırılır, yen içinde kalır," anlamında sözleri olsa da taciz edilen çocuğun babası, kırık kolu yen içinden çıkarmıştır. Çıkarmıştır ki diğer kol da kırılmasın!

Demek ki neymiş!

Her "şeyhim" diyen şeyh olmuyormuş!

Tıpkı, her "milliyetçiyim" diyenin gerçek milliyetçi olmadığı gibi!

Yani, aynası iştir kişinin lafa bakılmaz!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner542